Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Timpanoplasti ve Mastoidektomi

İşitme duyu organımız ve denge sağlayıcımız olan kulaklarımız iç, orta ve dış kulak olmak üzere 3 kısımdan oluşmaktadır. Duyduğumuz sesler dıştan içe doğru sırayla yol bulur ve en son beynimize giderek duyduğumuzu algılamamız sağlanır. Kademe kademe gerçekleşen duyma işlemini hemen, anında yapan kulağımız, haliyle dış ortama açıktır ki bu da bir takım zararlıların içeriye sızıp işitme mekanizmalarına hasar verme ihtimalini doğurabilmektedir. İltihaplar, yabancı maddeler ve yüksek sesleri bu zararlılar sınıfına koyabiliriz. Yani sonuç olarak olası hasarlardan korunmak için kulağımıza özenle bakmalıyız diyebiliriz.

Timpanoplasti Ameliyatı Nedir?

Orta kulak, kulak zarı ve ses titreşimlerinin iletilmesini sağlayan kemik yapılardan oluşmaktadır. Delinen kulak zarının ve bu kemik yapılarının onarılması işlemine “Timpanoplasti” ameliyatı denilmektedir. İşitme duyusu giderek azalıyor ve kulak akıntıları sıklıkla tekrar ediyorsa burunda, sinüs bölgesinde iltihaplanma beklenmeden durumun daha da kötüye gitmesini engellemek ve işitme durumunu normale döndürmek için derhal, vakit kaybetmeden bu operasyona girişilmelidir. İşleme evvela kulak zarındaki deliği kapatarak başlanır. Bunun için kulak arka üst kısmında bulunan kasın kılıfı veya kulak kanalı önündeki kıkırdağın zarı alınıp doku olarak kullanılmak suretiyle kulak zarı onarılır. Daha sonra ise yapay orta kulak protezleri ile veya gerek kulak kanalı önündeki kıkırdaktan, gerekse kulak arkasındaki kemiklerden alınan parçalara gerekli şekiller verilerek ve uygun yerleştirme pozisyonları sağlanarak ses iletim sistemindeki kemikçikler onarılır. Ameliyattaki cerrahi müdahalenin nasıl olacağına, sadece kulak kanalı içinden ya da kulak önünden veya kulak arkasından yapılan kesimler yolu ile işlemin gerçekleştirileceğine ilgili hekim karar vermelidir. Hastalar genellikle aynı gün taburcu edilirler. 10. Gün sonunda kulak içindeki kendiliğinden eriyen yumuşak madde kalıntıları temizlenir ve enfeksiyon önleyici antibiyotik ve kortizon içeren kulak damlalarını kullanmaları, kulaklarını sudan, kirden korumaları halinde 1 ay içinde iyileşmeleri sağlanabilmektedir.

Mastoidektomi Ameliyatı Nedir?

Şayet iltihap, kulak kepçesinin arkasındaki “Mastoid” denilen kemik dokuya işleyecek kadar ilerlemişse patolojik dokuların temizlenmesi ve iltihabın giderilmesi için “Mastoidektomi” ameliyatı yapılması gereklidir. Kulağın yeterli derecede temizlenmemesini, kurulanmamasını, kirli denizlerde veya steril olmayan havuzlarda kulağa su kaçırılmasını olası iltihaplanma sebepleri olarak sayabiliriz. Zamanında müdahale edilmezse “Kolesteatoma” adı verilen ve kemiği eriterek ilerleyen iltihaplı dokunun iç kulağa kadar ilerlemesi söz konusu olacaktır. Çünkü kolesteatoma yapılanması var ise iç kulak kaynaklı işitme kaybı, yüz felci, menenjit, beyin apsesi gibi ağır sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Hatta yüz siniri ve iç kulakta yerleşmesi halinde ameliyatla bile tam temizlenememekte, bazen hücresel düzeyde hastalık kalabilmektedir. Kolesteatomanın nüksetmesi ihtimaline karşı ameliyat sonrası periyodik kontroller yapılması gerekecektir. Ve maalesef bazı durumlarda ikinci bir ameliyat da gerekebilmektedir. Şunu da belirtmek gerekir ki sadece kulak zarındaki deliğin onarılması olarak bilinen “Miringoplasti” ameliyatında dahi kulak zarına kaçan su ile iltihap oluşması durumunda mastoidektomi ameliyatına gerek duyulabilmektedir. Bu yüzden kulağı daima kuru ve temiz tutmak gerekir. Son olarak mastoidektomi ve timpanoplasti operasyonlarının birleşimine de “Timpanomastoidektomi” adının verildiğini söyleyebiliriz.

Yukarıda bahsi geçen ameliyatlar sonucunda narkoz etkisine bağlı bulantı ve kusma görülebilir. Ayrıca dokuları destekleyip dolgunluk hissi vermek için kullanılan jelin kanla beraber akıntı yaptığı gözlenecektir. Operasyonun olduğu tarafta tat kaybı, kulak kepçesinde geçici hissizlik ve denge sağlama problemleri de görülebilir. Hastaya, anestezi etkisini geçirmek için bol su içmesi ve kulak zarını zorlamayacak şekilde hafif hafif öksürmesi önerilebilir. Kullanılan ilaçlar ihmal edilmemeli, kulak temizliği ve kuruluğuna, ısısına hatta bulunulan ortamdaki ses düzeyine dahi dikkat edilmelidir. Adaptasyon kaybı için nefes ve odaklanma meditasyonları da tavsiye edilebilmektedir.